Home/Ana Sayfa

Proje adı neyi ifade ediyor?
ANATOHUM, Anadolu Tohumları’nı Koruma ve Yaygınlaştırma Projesi’nin kısa adıdır. Proje, temelde sadece Anadolu’yu değil, günümüz Türkiye’sinin tamamını kapsadığı halde, çeşitli ve çok önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmış olması, önemli bitki gen merkezlerini bünyesinde barındırması, yine önemli bitki gen merkezlerinin genişleme/açılma güzergahları üzerinde yer alması ve dünyanın biyolojik çeşitlilik bakımından en zengin bölgelerinden birisi olması nedeniyle, Anadolu’ya küçük bir jest olarak söz konusu isimle adlandırılmıştır.

Proje kapsamında tohum tanımı nedir?
ANATOHUM Projesi kapsamına alınan tohumlar, öncelikli olarak, kökeni itibariyle Anadolu’da ortaya çıkmış zirai (ve diğer yenilebilir/mutfak değeri olan) bitki tohumları ile yine bu topraklarda en az iki nesildir (~50 yıl) yetiştirilegelen atalık tohumları kapsamaktadır.

Bu tohumların çoğunun yüzyıllara yayılan ve çiftçiler/köylüler eliyle yapılan amatör seleksiyon süreçleri sonunda elde edildiğini (anonim tohumlar), elimizdeki veriler/arşiv çalışmaları çok yetersiz olsa da biliyoruz.

Projeye konu olan tohumların önemli bir bölümüyse, belli bir kişi, aile ve yöreyle özdeşleşmiş, hikayesi ve ait olduğu yerin gelenekleriyle aile yadigarı (ör. Ayla) ya da yöre tohumu (ör. Ayaş Domatesi) konumunu kazanmış tohumlardır.

Bir diğer grup ise, daha önce (özellikle cumhuriyetin ilanından sonra gerçekleştirilen tarım devrimine paralel seyredecek şekilde) ticari amaçlarla üretilip günümüzde özellikle amatör yetiştiricilerin ve küçük üreticilerin istikrarlı şekilde ekip ürün aldığı ve seneden seneye her ekişte, çevresel faktörlerin (ör. doğal ortamda gerçekleşebilecek çapraz tozlaşma) kontrol altında tutulduğu durumlarda, aynı özellikleri sergileyen bitkilere ait tohumlardır (proje kapsamına alınan, ticari üretime dönük olarak geliştirilmiş kimi ticari tohumlar, atalık tohumlarla kıyaslandıklarında görece daha yakın geçmişe sahip olabilirler).

ANATOHUM Projesi’ne neden ihtiyaç duyuldu?
Günümüzde, ANATOHUM Projesi’ne konu olan tohumların birçoğu ya soylarının devamı bakımından tehlike altındadır ya da ait oldukları yöre dışında, daha geniş kitleler tarafından tarafından bilinmemektedir ki bu bile bir tohumun “nadir” sayılabilmesi için yeterli kriterdir. Ülke genelinde, atalık tohumlarla ilgili duyarlılık gelişmekteyse de, devlet desteği olmadan yürütülen ve disiplinsiz/bilimsel yöntemi izlemeyen kimi dernek çalışmaları* yetersiz kaldığı gibi tasnifte sorunlara da yol açmaktadır. Bunun üstüne bir de yasal düzenlemelerle (özellikle 2006 yılında çıkarılan tohumculuk yasası), çiftçilerin atalık tohum ekmesinin önüne türlü engeller çıkarılmakta ve üreticiler her geçen gün hibrit tohuma ve özellikle yurtdışında üretilen hibrit tohuma bağımlı hale getirilmektedir. Demografik yapıdaki değişme, köylerin boşalması, yaşlı köylü neslinin ardından genç neslin şehre taşınıp orda hayat kurması da atalık tohumların devamlılığının sağlanması bakımından uzunca bir süredir sorun yaratmaktadır.

ANATOHUM Projesi, bütün bu çalışmalara paralel olarak ve bilimsel yöntemin aşağıda sıralanan ve projeye uyarlanmış aşamalarını kullanarak ve bu konudaki büyük bir açığı kapatmak adına Dr. Mehmet Öztan tarafından Ağustos 2012’de uygulamaya geçirilmiştir:
–    Projeye konu olan tohumların tarihçelerinin, hikayelerinin ve yörelerinin derinlemesine araştırılması (belgeleme; ör. mümkün olduğu durumlarda literatür taraması yapılması, tohum geçmişleriyle ilgili anekdotlar toplanması, ilk ağızdan tohum hikayelerinin derlenmesi)
–    Projeye konu olan tohumların gönderildiği kaynakların güvenilirliğinin ve/veya projeye dahil edilen tohumların kökenlerinin doğruluğunun tohumlar yetiştirilerek araştırılması (deneme/yanılma; farklı ve birbirinden bağımsız kaynaklardan tohum kökeninin doğrulatılması)
–    Projeye konu olan tohumlar yetiştirilerek verim, hastalık dayanımı, hasada gelme süresi gibi faktörlerin ayrıntılı şekilde gözlenip not edilmesi (gözlem; arşive temel oluşturacak bilgilerin derlenmesi)
–    Bütün verilerin, bitki fotoğraflarıyla birlikte projenin yalnızca internet üstünden, http:// anatohum.org adresinde yayın yapan ve Türkiye’nin atalık tohumları için oluşturulmuş halka açık ilk, tek ve en kapsamlı kaynak olmak üzere tasarlanmış veritabanına aktarılması (kataloglama, veri aktarımı)

ANATOHUM Projesi, tohum tasnifine nasıl bir yenilik ve/veya iyileşme getiriyor?
Günümüzde internet üzerinden ve/veya yerel yönetimlerin öncülüğünde gerçekleştirilen tohum şenlikleri, yerel ölçekte tohum çeşitliliğini geliştirmek adına önemsenmeliyse de, bu şenliklere katılan kişi ve tohum sayısının artmasıyla birlikte ve atalık tohumların yetiştirilmesi, kataloglanması, yaygınlaştırılması gibi konularda geriye dönük yeterli bilgi ve tecrübe birikimi olmaması nedeniyle, tohum tasnifinde giderek artacak sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır.
ANATOHUM Projesi, bu sorunları en aza indirererk, Anadolu tohumlarının yabancı kaynaklı tohumlardan ayıklanması ve bilgilerinin en doğru şekilde aktarılmasını amaçlamaktadır. Bu kapsamda, özellikle tohum tarihçelerine ve yörelerine ulaşmak için özel bir çaba gösterilmektedir. Bunun yanında, tohum isimlendirmesi, yerli tohumların yabancı tohumlardan ayrılabilmesi ve yetiştirmede birlik sağlanması adına büyük önem taşımaktadır. Eğer bir tohumun kendi yöresinde veya Kırkağaç Kavunu’nda olduğu gibi ülke çapında bilinen herhangi bir ismi yoksa, o tohuma proje kapsamında isim verilerek, tohumun o isimle yaygınlaşması sağlanmaktadır ( ör. tasnifleme bakımından hiçbir anlam ifade etmeyen “kırmızı domates” yerine, “Çumra Kırmızısı” ismini kullanmak, eğer proje kapsamına Çumra’ya ait birden fazla kırmızı domates alınmışsa, her bir çeşidi farklı şekillerde isimlendirmek). Bu yolla, “Çumra Kırmızısı” denildiğinde, o çeşidi yetiştirecek herkes, çeşit oturak mı sırık mı, normal yapraklı mı patates yapraklı mı, yüksek verimli mi düşük verimli mi, erkenci mi geççi mi gibi sorulara tohum ismini duyar duymaz yanıt verebilecektir.

Bu proje kapsamında yerel tohum kavramı, yerli tohum kavramından keskin bir dille ayrılmaktadır. Örneğin, İtalya’nın çok bilinen atalık domatesi olan San Marzano’nun, sırf Bursa’da bir bahçede yetiştiriliyor diye ANATOHUM Projesi kapsamında “Bursa’nın yerel tohumu” olarak sınıflandırılması mümkün değildir. Anadolu’nun binlerce yıla dayalı tarımı ve amatör yetiştiricilerin tohum seleksiyonu çalışmaları, bu tohumları en azından “yerli tohum” olarak adlandıracak kadar saygıyı hakediyor. Bu bakımdan, ANATOHUM Projesi kapsamında “yerel tohum”, genetik kökenleri dünyanın başka bölgelerine ait bile olsa, Türkiye’de seleksiyon yoluyla elde edildiği ve yetiştirildiği yerle özdeşleşmiş tohumlar için kullanılacaktır. Örneğin, tohum İzmir’e aitse İzmir’in yerel/yerli tohumu, Ege’ye aitse Ege’nin yöresel/yerli tohumu şeklinde adlandırılacaktır.

ANATOHUM Projesi kim tarafından, nasıl yürütülmektedir?
Proje, tohum kökenlerinin araştırılmasından bitkilerin yetiştirilmesi ve tohum hasadının yapılmasına kadar Dr. Mehmet Öztan tarafından, proje gönüllülerinin de desteğiyle herhangi bir kuruluşa bağlı olmadan yürütülmektedir. Dr. Öztan, projeye dahil ettiği ve veritabanına işlediği atalık tohumlar için tohum arttırımını gerçekleştirdikten sonra, belli kurallar çerçevesinde, proje gönüllülerine tohumları aktarmaktadır. Gönüllüler, ikinci aşama tohum arttırımını gerçekleştirmek ve tohum çeşidine ait ek gözlemlerini proje veritabanına iletmek üzere kendilerine ulaşan tohumları yetiştirdikten sonra, tohum çeşidini yaygınlaştırmak adına, projeye doğrudan dahil olmayan amatör yetiştiricilere tohum aktarmaktadırlar. Projenin işleyişi, böylesine basit ama etkin bir mantık üzerinden yürütülmektedir.

ANATOHUM Projesi nasıl finanse ediliyor?
Bunun gibi projeler genelde üç şekilde finanse edilebilir:

– Devlet kurumları (devletin halkın vergileriyle oluşturduğu kaynakları) aracılığıyla

– Kar amacı gütmeyen dernekler (ör. Türkiye’de Buğday Dernegi, ABD’de Seed Savers Exchange) topladığı bağışlar aracılığıyla

Üçüncü yöntem ise öz kaynaklarıyla iş yapan şirketlerin finansmanıdır. Dr. Mehmet Öztan, eşi Dr. Amy Thompson’la birlikte 2013 yılında, küçük ölçekli bir aile şirketi olan ve ABD’nin Florida Eyaleti’nin Tampa Şehri’nde yer alan ve başka hiçbir yerde üretim sahası bulunmayan Two Seeds in a Pod Heirloom Seed Co isimli, ev bahçecilerine ve küçük ölçekli çiftçilere hitap eden atalık tohum şirketini kurmuştur. Şirket, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın atalık tohumları konusunda özelleşmekte ve internet üstünden çeşitli ülkelere ait yenilebilir bitkilerin tohumlarının satışını gerçekleştirmektedir. Şirket ayrıca, GDO’lu tohum üreten tohum tekellerine karşı kesin bir duruşa sahip olduğunu belirtmek adına Safe Seed Pledge’i (Güvenilir Tohum Sözleşmesi) imzalamıştır. Şirketin önemli bir gelir kaynağını da sebze üretimi oluşturmaktadır. Şirket, aynı zamanda, internet adresi http://osseeds.org olan ve tohum patentlenmesine karşı kurulan Open Source Seed Initiative (OSSI, Açık Kaynaklı Tohum Girişimi) üyesidir. ANATOHUM Projesi, şirketten elde edilen gelirden ayrılan payla yürütülmektedir.

Kısaca, ANATOHUM Projesi, GDO’lu ve/veya hibrit tohum üreten çok uluslu şirketler tarafından değil, bir küçük tohum şirketinin gelirleriyle finanse edilmektedir. Yurtdışındaki örnekleri incelendiğinde, bunun yüzyıllardır süregelen bir uygulama olduğu görülecektir. Bu proje, belli etik ve kurumsal ilkelerden ödün vermeden ama komplo teorilerine kulak asmadan yoluna devam edecektir. Bunun dışında, “tohumlarımızı çalarlar, sakın arşiv yapmayın, biz gizli gizli tohum takası yaparız” gibi bir anlayışı kabul etmek de biyolojik çeşitliliğin korunmasının önündeki en önemli sorunlardan birisidir. Böyle bir anlayış ne bilimseldir ne de çevrecilik ya da yurttaşlık bilinciyle bağdaşır.

Atalık tohumuna önem veren herkes, çok değil tek bir tohumun devamlılığı konusunda üzerine düşeni yaparsa, ancak o zaman olumlu anlamda bir katkı sunmuş olur. Sürekli şikayet etmeyi ve hayatımızdaki her olumsuzlukta olduğu gibi, atalık tohum konusunda da başkalarını suçlamayı bırakıp durmaksızın çalışmak zorundayız. Kültürel ve tarihsel değeri bilinmeyen birşeyin korunamayacağı su götürmez bir gerçektir. Bu bakımdan, tohum konusunda arşivciliğin Türkiye’de ne kadar geri olduğu da düşünüldüğünde, ANATOHUM Projesi’nin önemli bir açığı kapatmak konsunda oynadığı/oynayacağı rol daha iyi anlaşılacaktır.

ANATOHUM Projesi’ne para bağışında bulunabilir miyim?
Hayır. Projeye ne Dr. Mehmet Öztan ne de proje gönüllüleri adına para bağışı kabul edilmemektedir ve edilmeyecektir.

ANATOHUM Projesi’ne tohum bağışında bulunabilir miyim?
Evet. Projenin önemi, nadir yerli atalık tohumlar hakkında herkese açık ve ücretsiz bir veritabanını kullanıma sunmasında ve bu tohumların yaygınlaştırılmasına öncülük etmesinden kaynaklanmaktadır. Eğer projeye dahil edilmesinin uygun olacağını düşündüğünüz bir tohum varsa, özellikle hikayesi/geçmişi bilinen tohumlar için bağışınız memnuniyetle kabul edilecektir. Bu konudaki katkınız ve diğer konulardaki yorumlarınız/önerileriniz/sorularınız için http://anatohum.org/iletisim adresindeki iletişim formunu kullanabilir veya iletisim@anatohum.org adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Proje kapsamında tohum dağıtımı yapılıyor mu?
Evet. Her sene başta http://agaclar.net aracılığıyla olmak üzere, proje gönüllülerine ve mümkün olan durumlarda diğer site üyelerine düzenli şekilde ve görece daha nadir çeşitlere öncelik verilmek üzere, ek yetiştirme bilgilerinin derlenmesi ve gözlem sonuçlarının aktarılması amacıyla tohum dağıtımı yapılmaktadır. Bunun dışında zaman zaman ABD’deki gönüllü yetiştiricilere de üretim için tohum gönderilmektedir.

*Yerel yönetimler ve gönüllüler eliyle düzenlenen tohum şenlikleri, çeşitli dernekler (ör. Buğday Derneği) aracılığıyla küçük ölçekli çiftliklere soyu tehlike altındaki atalık tohumların ürettirilmesi yoluyla tohum arttırımı (çoğaltılması) yapılması, Türkiye’nin atalık tohumlarının yaygınlaştırılması adına umut vermektedir.

 

What does ANATOHUM stand for?

ANATOHUM stands for the Anatolian Heirloom Seeds Recovery Project. Let’s divide and conquer the fundamental concepts:

Where is Anatolia (Asia Minor) located?
A brief answer to this question can be found at http://en.wikipedia.org/wiki/Anatolia.

What does “Anatolian heirloom” mean?
Within the context of the ANATOHUM project, “Anatolian heirloom” primarily refers to the agricultural crops which originated in Anatolia (hence, majority of modern Turkey) or which have been grown in Anatolia over at least two generations, although some people may think that a period of two generations is not enough to consider a variety an heirloom. Alternatively, the term “traditional” can be used to refer to some of the varieties mentioned here. In addition, you will find that “Turkish” and “Anatolian” words will be used interchangeably to define the heirlooms; however, “Turkish” will be used for most varieties.

What is the motivation behind the ANATOHUM project?
Currently, certain Anatolian varieties are in danger or their seeds are not available to public and not widely known. While in Turkey, heirloom awareness is growing and some local seed companies offer a few heirlooms in their catalogs, efforts are not enough. Regulations discourage farmers to grow heirlooms, and market is dependent on hybrid seeds, often times imported hybrid seeds. The main goal of the ANATOHUM project is simply to create an online database and increase the circulation of Anatolian heirlooms while observing the outcomes of different growing and climate conditions. A significant portion of the seeds which will become available through the project can be easily considered “rare” due to the fact that they are significantly difficult to find.

Project funding

ANATOHUM Project is solely funded from the proceedings of Two Seeds in a Pod Heirloom Seed Co located in Tampa, FL.